İstanbul, St. Antuan Kilisesi’nde bir nikah günü

Sevgili Aylin ve Claudio ile -çoğu çiftimle olduğu gibi- sosyal medya aracılığıyla tanıştık. Gerçi bu kez biraz farklıydı; Aylin beni Ekşi Sözlük aracılığıyla tesadüfen buldu. 🙂 Bunu ilk öğrendiğimde çok şaşırmış ama bir o kadar da sevinmiştim: işte demiştim, sıkı bir Ekşi Sözlük okuru olarak şimdi de bir başka sözlük okuru ile çekim yapacağım. Bazen böyle küçük de olsa ortak noktalar bulmak daha ilk tanışmadan her şeyin harika gideceğinin işareti olabiliyor.

İlk telefon görüşmemiz sırasında ben başka bir çiftimin çekimindeydim; çekim bitince Aylin’e tekrar dönüş yaptım. Aylin: -aslında Ankara’da olduğunuzu gördüm, fakat yine de arayıp İstanbul’da düğün fotoğrafı çekimi yapıp yapmadığınızı öğrenmek istedim, dedi ve sohbetimiz bu şekilde başladı. İstanbul’da da defalarca düğün fotoğrafı çektiğimi, hatta bunlardan apayrı bir keyif aldığımı söyledim. Ee tabi ben de her Ankara’lı gibi İstanbul’da yaşanır mı bilmem, ama hem mükemmel fotoğraf çekilir hem de mükemmel gezilir onu iyi bilirim. 🙂 Bir de kilisede evleneceklerini öğrenince hiç üzerine bile düşünmeden şöyle dedim: Aylin Hanım, sizi ben fotoğraflamalıyım, her ne olursa olsun! 🙂 Evet nikah İstiklal Caddesi’ndeki St. Antuan Kilisesi’nde olacaktı. Benim için çok heyecan verici bir haberdi bu; malum her yeni mekan yepyeni deneyimler yepyeni heyecanlar demek biz fotoğrafçılar için. Ve gerçekten düşündüğüm gibi de oldu. Müthiş bir atmosferde, bambaşka bir ambiyansta bir birine aşık harika bir çiftle, harika fotoğraflar çektik. Onlar sadece anın keyfini yaşadılar ve bana da sadece fotoğraflamak kaldı. Birbirlerine bakışlarındaki aşkı fotoğraflara baktığınızda siz de göreceksiniz. Hep doğallık dememdeki sebep bu işte. Hiç bir poz, hiç bir zorlama hikaye bu ifadeleri bu bakışları veremez insanın yüzüne.

Başta da dediğim gibi tanımadığınız kişilerle iletişim kurarken daha ilk andaki karşılıklı enerji çok önemlidir. Telefonda görüşmemiz sırasında o enerjiyi sevgili Aylin’le yakaladığımızı çok hissettim (rahat ve eğlenceli bir fotoğraf çekiminin en önemli anahtarı da bu zaten). Daha sonra düğün albümü görsellerini gönderdim, web sitemdeki ilgili linkleri paylaştım ve hatta Sicilya gezim sırasında Palermo’da tesadüfen karşılaştığımız bir kilise nikahında (Santa Maria dell Ammiraglio Kilisesi) çektiğim nikah fotoğraflarını gönderdim. İlerleyen günlerde Aylin’in sevgili eşi Claudio ile de telefon görüşmelerimiz oldu ve bir süre sonra birlikte çalışmaya karar verdik. Aslında çoktan karar vermişiz de detayları planlarken bulduk kendimizi. 🙂 Hiç yüz yüze görüşüp buluşma imkanımız da olmayacaktı üstelik. Sadece nikahtan bir gün önce ilk yüz yüze görüşmemizi nikahın da yapılacağı kilisede gerçekleştirebildik. Tanışır tanışmaz, sanki daha önceden de tanışıyormuşuz, yıllardır arkadaşmışız gibi hissettiğim çiftlerimden oldular yine. Kilise çekimi için biraz plan yaptıktan sonra ben hazırlık yapacağımız otele doğru -Ravouna 1906- biraz da orada neler çekebiliriz diye görmek için yanlarından ayrıldım.

Ve ertesi gün… büyük gün! 🙂 Sabah erkenden Etiler’de kuaförde buluştuk, saçlar yapıldıktan sonra Aylin ve makyaj sanatçımız Erdem Yıldız’la birlikte Ravouna 1906 Otel’e geçtik (bu arada otelin de inanılmaz keyifli, kendine özgü tarzı olan şık bir otel olduğunu belirteyim). Claudio ile Aylin’in nikah günü ilk karşılaşması orada oldu. Her şey o kadar doğal ve gerçekti ki, kendimi yalnızca biraz arkalarda bıraktım ve makineme sarıldım (fotoğraflarda görebilirsiniz bu ilk buluşmanın yüzlere yansıyan ifadesini). Peşi sıra kendimizi İstiklal Caddesi’nde bulduk, her şey doğal akışında, düğün fotoğrafı çekimimiz çoktan başlamıştı bile. Yürüyerek St. Antuan Kilisesi’ne geçtik. Aylin ve Claudio’nun ailesi ile arkadaşları bizi karşıladı. Kuaförden itibaren düğün hikayesi çekimlerinin startını vermiştik aslında, ama benim için en özel anlar anne ve babalarla, aileyle olan bu anlar… Ve de en değerlileri… Düğün fotoğrafı çekmenin beni en etkilediği, tatmin ettiği detaylar bu anlarda gizleniyor. Annelerin kızlarınabakışları, gözleri dolan babalar ve aslında kimse bir yere gitmiyor olsa da o veda dolu bakışlar, tüm o büyüleyici anlar… Bana günün işimi en çok sevdiren bölümü burası.

Ve nikah anı yaklaşıyor, heyecan dorukta artık. Herkes kıpır kıpır. Claudio ile Aylin’in kilisedeki nikah yerine, “agia trapeza”ya (kutsal masa deniliyor sanırım) yürüyüşleri başlıyor, evet bizim için filmlerdeki gibi, büyüleyici. Claudio annesi ile birlikte yürüyor, şahitler de yerini aldıktan sonra Sevgili Aylin babası ile birlikte Claudio’ya doğru yürümeye başlıyor ve tören daha nice ilgi çekici detayla devam ediyor. Her anı fotoğraflayabilmek için oradan oraya koşuşturmalarımı hatırladıkça hala gülüyorum.

Kilisede düğün fotoğrafı çekimi yapmak büyüleyici olduğu kadar aynı zamanda inanılmaz derecede heyecan verici bir deneyimdi benim için. Planımız kiliseden sonra akşam eğlencemize kadar dış çekim yapmaktı, fakat İstanbul havası bize dış çekim için o gün izin vermedi (bu da işin cilvesi, ama hiç aramadık dış çekim fotoğrafları gerçekten). Ankara’ya elimde harika fotoğraflarla döndüm. Heyecanla düzenlemeye ve çiftimle paylaşmaya başladım.

İster düğün fotoğrafçılığı, ister düğün hikayesi çekimi, ister belgesel düğün fotoğrafçılığı ya da dış çekim v.s… Adına ne dersek diyelim, bir kere yaşanan bu anları belgelemek mükemmel bir his. O dakikalar geride kaldı ama şimdi bile fotoğraflara bakarken o güne dönüyorum. Kim bilir Aylin ve Claudio neler hissediyorlar.

Sıra sizde. Bakalım siz nasıl bulacaksınız fotoğrafları. İyi seyirler! 🙂

 

Dinleyiniz: https://open.spotify.com/track/7gEHVv95JIDTA1jYbjKp6u?si=v2fGyROBT4eUO6_nXGfwww

Ave Verum Corpus: K. 618 (W. A. Mozart 1756-1791)

İstanbul Düğün Fotoğrafçısı I Cemal Can Ateş I Düğün Hikayesi Kilise

 

Paylaş
error: